Kızılhack etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kızılhack etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Basının Yalan Yanlış Tabirleri - DDOS = Hack midir ?

Son zamanlarda şu site hacklendi bu site hacklendi haberlerini çok daha fazla duyar olduk.
Bunun nedeni basının hack terimini herşeye alet etmesinden kaynaklanıyor.
Bu sözde (!) hacklenen sitelerin çoğundan nedense hiçbir bilgi , belge ve çalınma olayı olmadığından yapılan saldırının pekte önemli olmadığı gerçeğini halkımıza kabullendirmeye çalışan kişiler bu olayı anlatmakta pasif kalıyor.
DDOS denilen siteyi devre dışı bırakma saldırısı Redhack teröristlerini neden desteklediğini kendi bile bilmeyen Anonymous siber aktivist grubu ve Redhack terörist lamerlerinin oyuncağı olmuş halde kullanılıyor.
DDOS ismi verilen şey hack olarak isimlendirilen bir şey değil ...
DDOS halkın anlayacağı şekilde yalnızca sisteme saldırı silahı , sistemi devre dışı bırakma saldırısının adı ...
Çoğunlukla botnet ve zombie dediğimiz bilgisayarların kullanılmasıyla yapılıyor.
Hiçbir hack , bilgi ve beceriye sahip olmayan bir vatandaşın bile satın alıp kullanacağı türden DDOS silahları mevcut. Saldırının şiddetine göre sizin bu silahla çoğu websitesini devre dışı bırakmanız mümkün.
Bir önce ki haberimizde belirttiğimiz gibi yeterli bilgi ve beceriye sahip olmayan Redhack terörist grubu hackleyemediği yerlere yani herkesin bildiği gerçek anlamında hackleyemediği , sistemine erişemediği yerlere Anonymous üyelerinin kullandığı bu DDOS isimli silahtan destek alarak devlet sitelerimize saldırıyorlar.
Saldırmayı bir kenara bırakalım ortada hiçbir delilleri olmadan yaptıkları sözde bu saldırıda hiç kendileriyle alakası olmayan websitelerine de biz saldırıyoruz açıklamasını yaparak tüm sorunları kendileri yapmış izlenimi vererek üstleniyorlar.
Daha önce defalarca yalanları ortaya çıkan Redhack terör örgütünün yaptığı eylemleri hatırlarsak
TTNET kesintisi olayını sahiplenmeleri lamerliklerinin en büyük örnekleri arasında.
Teknik bilgileriyle açıklayamadıkları olayla yeterince rezil olan Redhack terör örgütü bu olayı kapatmak için binbir numaralara girerek dikkatleri üzerinden atmak için birçok numara gerçekleşmişti hatırlayalım.
Ve şimdide OSYM websitesini kendilerinin kapattığını iddia ediyorlar. Zira OSYM websitesi sınav açıklanacağı zamanlarda milyonlarca üyenin girmeye çalışmasından dolayı zaten kitleniyor ve sistemi devre dışı kalıyor.
Fakat bizim akıllı (!) , bilgili (!) , becerikli (!) , her şeyi çok bilen (!) Redhack terör örgütü yandaşı medyamız Redhack teröristlerinin hackledik olarak açıkladıkları ve gazetelere bu şekilde gönderdikleri haberleri yani bu DDOS olayını ciddiye alarak gerçekten hackleme olayı olarak görüyor ve sitelerinde , gazetelerinde şu kurum hacklendi , bu kurum hacklendi şeklinde başlıklar atıyor ve milletin kafalarında şüpheler bırakıyor.
Korku iklimi oluşturarak acaba veriler çalınmış mıdır endişesine yol açarak Redhack terör örgütünü ve Türkiye devlet kurumlarının düşmanı dış kaynaklı Anonymous grubunu öven açıklamalar yapıyor.
Ve terör örgütüne yeterince destek sağlayarak GERİLLA sayısını arttırma işini üstleniyor.
Halkımız DDOS ile Hack terimini ayıklayacak kadar akıllıdır.
Redhack siz kendi aptallığınızı kendinize saklayın!

(- Anonymous grubunun liderlerinin masonik figürler taşımasıyla ilgili ilginç bir yazı için tıklayınız! -)

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Atatürk'ün , Redhack Komunizminin Mantalitesine Bakışı

ATATÜRK'ÜN DİKKAT ÇEKTİĞİ TEHLİKE: KOMÜNİZM
"Biz ne bolşeviğiz ne de komünist;ne biri ne diğeri olamayız. Çünkü, biz milliyetperver ve dinimize hürmetkarız."
-Mustafa Kemal Atatürk-
Atatürk, millet realitesinin ve milliyetçiliğin temel unsurlarını red ve inkar eden Marksizm'in ve komünizmin kesinlikle karşısındadır. Ülkeyi felakete sürükleyecek, sınıflara bölecek, menfaat gruplarını çatışmaya sokacak bu ideolojilerin her zaman karşısında yer almıştır. Atatürk'ün başlattığı Türk Devrimi doğuşundan itibaren bu tehlikelerle karşılaşmış, Bolşevik liderler, Türkiye'de komünist köylü hareketin yapılmasını sürekli teşvik ve tahrik etmişlerdir. Komünistler, Türkiye'de milli ve bağımsız bir devletin kurulmasını istememişlerdir. Sosyal Hariciye Komiseri Çiçerin, daha 13 Eylül 1919'da, Sivas Kongresi sıralarında, Türk köylüsünün komünist olmayan idarecilere karşı isyan etmesini tavsiye ederek, Türk hareketine karşı davranış ve anlayışını göstermiştir.
Komünizmin Türk Devrimi için sakıncalı ve tehlikeli olduğunu, Büyük Atatürk çeşitli vesilelerle değişik zamanlarda ifade etmiştir. Sivas Kongresi'nden hemen sonra, Amerikalı General Harbord'a verilen 27 Eylül 1919 tarihli muhtırada Mustafa Kemal Paşa, Milli Harekat'ın amacını anlatmış ve komünizmle ilgili görüşlerini şöyle dile getirmiştir:
"Bolşeviklere gelince, bizim memleketimizde bu doktrinin hiçbir şekilde bir yeri olamaz. Dinimiz, adetlerimiz ve aynı zamanda sosyal bünyemiz tamamiyle böyle bir fikrin yerleşmesine müsait değildir. Türkiye'de ne büyük kapitalistler, ne de milyonlarca zanaatkar ve işçi vardır. Diğer taraftan zirai bir problemimiz yoktur. Son olarak, sosyal bakımdan dini prensiplerimiz bolşevizmi benimsemekten bizi uzak tutmaktadır." (Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, IV., 1917-1938, Ankara, 1964, s.78)
Ayrıca Atatürk, çeşitli zamanlarda komünizmi tehlikeli gördüğünü ve hiçbir zaman bu karanlık sisteme geçit vermeyeceğini ifade etmiştir. Atatürk'ün bu konudaki bir sözü şöyledir:
6 Şubat 1921'de,
"Komünizm içtimai bir meseledir. Memleketimizin hali, memleketimizin içtimai şeraiti, dini ve milli ananelerinin kuvvetli, Rusya'daki komünizmin bizce tatbikine müsait olmadığı kanaatini teyit eder bir mahiyettedir." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, C. III, 2. Baskı, s .20)
2 Kasım 1922'de,
"Şurası unutulmamalı ki, bu tarz-ı idare, bir bolşevik sistemi değildir. Çünkü, biz ne bolşevizim ne de komünist; ne biri ne diğeri olamayız. Çünkü, biz milliyetperver ve dinimize hürmetkarız. Hülasa, bizim şekl-i hükümetimiz tam bir demokrat hükümetidir ve lisanımızda bu hükümet halk hükümeti diye yad edilir." (Ag.e, c .3, 2. Baskı, s. 20)
21 Haziran 1935'te,
"Türkiye'de bolşeviklik olmayacaktır. Çünkü, Türk Hükümeti'nin ilk gayesi halka hürriyet ve saadet verme, askerlerimize olduğu kadar, sivil halkımıza da iyi bakmaktır." (A.g.e., c. 3, 2. Baskı, s. 99)
Son derece ileri görüşlü bir insan olan Atatürk'ün her zaman olduğu gibi bu düşüncesinde de yanılmadığı açık bir gerçektir.
Nitekim, Rus yöneticilerin bu rejimi uyguladıkları ilk yıllarda, kendi vatandaşlarına bile nasıl zalimce davrandıkları bilinmektedir. Kitleler halinde Rus halkının katledildiği gerçeği, tüm dünyanın şahit olduğu bir olaydır. Lenin ve onu izleyen komünist yöneticiler, SSCB'ni meydana getiren milletlere bolluk, refah ve güzel bir yaşam vaad etmiş, ancak sözlerinde durmamışlardır. İnsanlara güzel bir hayat getireceği iddiasıyla ortaya çıkan bu sistem, uygulandığı ülkelerin halklarına ölüm, esaret ve sefaletten başka bir şey getirmemiştir.
Bütün bu olayları yakından izlemiş olan Atatürk, 1932 yılında Amerikalı subay Mac Arthur'la yaptığı bir konuşmada komünizmle ilgili düşüncelerini bütün açıklığıyla şöyle ifade etmiştir:
"Bugün Avrupa'nın doğusunda bütün uygarlıkları ve hatta bütün insanlığı tehdit eden yeni bir güç belirmiştir. Bütün maddi ve manevi imkanlarını top yekün bir şekilde, dünya ihtilali gayesi uğruna, seferber eden bu korkunç kuvvet, üstelik Avrupalılar ve Amerikalılarca henüz malum olmayan, yepyeni siyasal metodlar tatbik etmekte ve rakiplerinin en küçük hatalarından bile mükemmelen istifade etmesini bilmektedir. Avrupa'da çıkacak bir savaşın başlıca galibi ne İngiltere, ne Fransa, ne de Almanya'dır. Sadece bolşevizmdir. Rusya'nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok savaşmış bir millet olarak biz Türkler, orada cereyan eden olayları yakından izliyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu milletlerinin düşünce yapılarını mükemmelen sömüren, onların milli ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen bolşevikler, yalnız Avrupa'yı değil, Asya'yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 94-95)
Büyük Önder Atatürk Ali Fuat Cebesoy'a yazdığı mektupta komünizm tehlikesine karşı Türk Milleti adına duyduğu endişeyi şöyle dile getirmiştir:
"Komünistliğin memleketimizde değil, henüz Rusya'da bile tatbik kabiliyeti hakkında açık kanaatler hasıl olamadığı anlaşılmaktadır. Bununla beraber içerden ve dışardan çeşitli maksatlarla bu akımın memleketimizi içine girmekte olduğu ve buna karşı akla uygun tedbir alınmadığı takdirde milletin pek çok muhtaç olduğu birlik ve sükununu bozan durumların ortaya çıkması da imkan dairesinde görülmüştü. ..." (31 Ekim 1920, SD, IV, s. 360-361, Ali Fuat Cebesoy'a yazdığı mektuptan)
Atatürk, tüm dünyayı tehdit eden bu tehlikeye karşı, milletin düşüncelerinde ve sosyal kurumlarda uygulanacak yöntemleri çözüm olarak görmektedir. Bu tehlikeye karşı öngördüğü değişiklikleri ise kendi sözleriyle şöyle özetlemek mümkündür:
"Rusya hariç olmak üzere bütün dünyada, her kişi menfaat ve zararı kendine ait olmak üzere hayatını düzenler. Yalnız her kişiye çalışmalarında yeni yasal vasıtalar ve haklar verilir." (Medeni Bilgiler ve M. K. Atatürk'ün El Yazıları, Afet İnan, s. 68)
"Devlet bireyin yerini alamaz, fakat, bireyin gelişme ve kalkınması için genel koşulları göz önünde bulundurmalıdır. Devlet eliyle yapılacak işler, bireyin büyük kar getirmediğinden dolayı yapmayacağı işler veya milli çıkarlar için gerekli olan ekonomik işleri kapsar. Özgürlüklerin ve yurt bağımsızlığının sağlanması ve korunması ile iç işlerinin düzenlenmesi nasıl devletin görevi ise, devlet vatandaşların öğretimi, eğitimi, sağlığıyla ilgilenmek zorundadır. Devlet, memleketin asayiş ve savunması için yollarla, demir yolları ile, telgrafla, telefonla, memleketin hayvanlarıyla, her türlü taşıtlarıyla, milletin genel servetiyle yakından ilgilidir. Memleket yönetiminde ve savunmasında, bu saydıklarımız, toptan, tüfekten, her türlü silahtan daha önemlidir. ... Özel çıkarlar çoğunlukla, genel çıkarlarla tezat halinde bulunur. Bir de, özel çıkarlar, en nihayet rekabete dayanır. Oysa, yalnız bununla ekonomik düzen kurulamaz. Bu kanıda olanlar kendilerini, bir serap karşısında, aldatılmaya terk edenlerdir. ...Bir de, ferdin kişisel çalışmaları, ekonomik kalkınmanın esas kaynağı olarak kalmalıdır. Ferdin inkişafına (gelişme) mani olmamak bilhassa iktisadi sahadaki özgürlük ve teşebbüsler önünde devletin kendi faaliyeti ile bir engel yaratmaması demokrasi prensibinin önemli esasıdır. (Medeni Bilgiler ve M. K. Atatürk'ün El Yazıları, Afet İnan, s. 46-47)
Türkiye'ye sosyal, ekonomik ve kültürel yön vermeyi hedefleyen Atatürk, hedefini gerçekleştirmede komünizmi, halkı için büyük bir tehlike olması dışında farklı bir şekilde değerlendirmemiştir. Çünkü, bu kuramda fert yok, devlet vardı. O, "Ferdin hakkı ferde, devletin payı devlete" diyordu. Ne ferdi yutan devlet, ne devleti sömüren fert olmalıydı. Bu nedenle devletçilik ilkesini esas aldı.
Bu düşüncelerinin aksi yani komünizmin uygulanması halkın özgürlüğünün alınması, ülkenin kalkınma yerine yok olma sürecine girmesi demekti. Bu nedenlerledir ki, Atatürk komünizmi aziz Türk Milleti için büyük bir tehlike olarak görmüştür. Komünizmin hiçbir şekilde, hayatını adadığı vatanına girmesini istemeyen Atatürk Milleti'ni bu büyük tehlikeye karşı uyarmıştır. Yüce Atatürk'ün, "Komünizm, Türk Dünyası'nın en büyük tehlikesidir. Her görüldüğü yerde ezilmelidir." (Faruk Şükrü Yersel, Eskişehir Gazetesi, 1926) sözlerinde Türk Milleti'ne yaptığı uyarı açıktır. Bu nedenle Türk Milleti, komünizmi en büyük düşman bilmeyi ve gördüğü her yerde ezmeyi, Türklüğe karşı manevi bir sorumluluk olarak kabul etmektedir.
Kaldı ki, Türk Milleti'nin üstün zekasının bilincinde olan Atatürk, komünizmin Türkiye'de hiçbir zaman başarılı olamayacağını, bizzat defalarca ifade etmiştir. Örneğin, 1935 yılında yaptığı bir konuşmada "Türkiye hiçbir zaman bolşevik olmayacaktır. Çünkü Türk Hükümeti'nin ilk amacı halka özgürlük ve mutluluk vermek, askerlerimize olduğu kadar sivil halka da iyi bakmaktır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 99) ifadelerini kullanmıştır.
Atatürk başka konuşmalarında da komünizme karşı olan kesin kararını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Aynı zamanda Büyük Önder komünizmi, faşizm ve Nazizm'le birlikte şu sözleriyle değerlendirerek bu konulardaki düşüncelerini de şöyle dile getirmektedir:
"Biz büyük savaşlar görmüş, büyük bir milletiz.. Ama savaşçı değil, barışçı felsefeyi benimsemiş bir milletiz. ... Kendimizi dünyadan soyutlayamayız. Dünya nimetlerinin emperyalist ülkeler tarafından zaman zaman pervasızca paylaşıldığını ve bu paylaşma esnasında gelişmemiş ülkelerin tarihten silindiğini hafızalardan silmek kadar gaflet olamaz. Dünyanın bugünkü durumu hiç de parlak görünmüyor. Her ülke, gençliğini bir başka ideolojiye sahip olarak yetiştirme gayreti içinde. İtalya faşizm ideolojisine dört elle sarılmış. Bu ülkenin diktatörü olan Mussolini ülkesinin sekiz milyon faşist gencinin süngüsü üzerinde yaşadığını haykırıp duruyor... Almanya'da Hitler'in yaratarak geliştirmekte olduğu Nazilik de faşizmin bir başka, bir büyük tehkileli benzeridir. Hitler bir ırkçıdır. Dikkat buyurunuz, milliyetçi demiyorum, ırkçıdır diyorum. Alman ırkını en üstün ırk olarak gören bir mecnundur. Tekmil Alman gençliğini peşine takmış, onlara bu ideali aşılamıştır. Moskova'da oynanan oyun ise bir başka türlüdür. Stalin yalnız kendi gençliğine değil, dünya gençliğine komünistlik ideolojisini aşılamaya çalışıyor. Komünistlik propagandasının, fukarası ve cahili çok ülkelerde ne kolay taraftar topladığı ise ortada bir gerçektir." (Atatürk'ün İzinde Bir Ömür Böyle Geçti, Sabiha Gökçen, s.155)
"... Hayır. Ne komünizm ne de faşizm... Bu iki ideoloji de memleketimizin, ulusumuzun gerçeklerine karakterine asla uymaz. Şunu da hemen ilave edeyim ki, ne faşizmin ne de Nazizm'in sonu yoktur." (Atatürk'ün İzinde Bir Ömür Böyle Geçti, Sabiha Gökçen, s.159)
Bu sözlerden de açıkça anlaşıldığı üzere, Atatürk açık beyanlarıyla komünizmi "en büyük düşman" ilan etmiştir. Faşizmin de komünizmin de Türk Milleti içinde barınamayacağına dikkat çekmiştir. Milletine, komünist veya faşist olmamayı, bu eğilimleri her görüldüğü yerde ezmeyi ve komünist yayılmacılığa karşı Misak-ı Milli sınırlarını korumayı vasiyet etmiştir.

Kaynak : http://www.atamizindeyiz.com/01/ata15.htm

15 Temmuz 2012 Pazar

Atatürk'ün Komunizm Hakkında Uyarıları

Cumhuriyet tarihimiz boyunca komünizmi Türk Milleti’ne benimsetmek için türlü oyunlar oynanmış-illegal yöntemler de dahil olmak üzere- bu yolda herşey denenmiştir. (Bugünde Redhack benzeri terör gruplarında olduğu gibi) Bunlardan biri de Atatürk’ü komünizm sempatizanı bir lider gösterme çabasıdır. Oysa Atatürk komünizmi Türkiye Cumhuriyeti için büyük tehdit ve tehlike olarak görmüştür. Atatürk’ün aşağıdaki ifadeleri bu gerçeğin tartışmasız delillerindendir:

“Bugün Avrupa’nın doğusunda bütün uygarlıkları ve hatta bütün insanlığı tehdit eden yeni bir güç belirmiştir. Bütün maddi ve manevi imkânlarını topyekûn bir şekilde dünya ihtilali uğruna seferber eden bu korkunç kuvvet üstelik Avrupalılar ve Amerikalılarca henüz malum olmayan yepyeni siyasal metotlar tatbik etmekte ve rakiplerinin en küçük hatalarından bile mükemmelen istifade etmesini bilmektir. Avrupa’da çıkacak bir savaşın başlıca galibi ne İngiltere ne Fransa ne de Almanya’dır. Sadece bolşevizm(komünizm)dir. Rusya’nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok savaşmış bir millet olarak biz Türkler orada cereyan eden olayı yakından izliyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu milletlerinin düşünce yapılarını mükemmelen sömüren onların milli ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen bolşevikler yalnız Avrupa’yı değil Asya’yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almıştır.” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri c.3 s. 94–95)

“İçerden ve dışardan çeşitli maksatlarla bu akımın (komünizmin) memleketimiz içine girmekte olduğu ve buna karşı akla uygun tedbir alınmadığı takdirde milletin pek çok muhtaç olduğu birlik ve sükûnunu bozan durumların ortaya çıkması imkân dairesinde görülmüştür...” (31 Ekim 1920 SD c.4 s.360–361)
“Moskova’da oynanan oyun ise bir başka türlüdür. Stalin yalnız kendi gençliğine değil dünya gençliğine komünistlik ideolojisini aşılamaya çalışıyor. Komünistlik propagandasının fukarası ve cahili çok ülkelerde ne kolay taraftar topladığı ise ortada bir gerçektir...”
(Atatürk’ün İzinde Bir Ömür Böyle Geçti Sabiha Gökçen s.155)

10 Temmuz 2012 Salı

Hackerlar Dediklerini Yaptılar , Bazı Yazarların Bilgileri Yayınlandı

Daha önce haberini yaptığımız sitemize ulaşan hacker grubu hedef gösterdikleri bazı yazarlara ait bilgileri paylaştılar.
Paylaşılan bilgilerde Özgür Uçkan , Olgu Kundakçı gibi bazı yazarların kimlik bilgileriyle birlikte ev adresleri , kişisel telefon numaraları , mal varlıkları gibi bazı özel notlar yer alıyor.
Ayrıca Ece Sevim Öztürk ün gerçek kimliği şeklinde yayınlanan notta da paylaşılan bilgiler oldukça ilgi çekici.
Taraflı da olsa bu tür yazarların bilgilerinin paylaşılmasının ifade özgürlüğüne ve toplum etiğine sığmadığı gerekçesiyle websitemiz üzerinden açık halde paylaşmıyoruz.
Her kim olursa olsun hedef gösterilmesinin doğru olmayacağı ve özel bilgilerin yayınlanmasının toplumun vicdanının rahatlamasına katkı sağlamayacağı gerekçesiyle bu linkin kaldırılması için ilk şikayeti website editörleri olarak yaptık. Bu paylaşılan gizli bilgilerin devamının gelip gelmeyeceği ise şimdilik belirsizliğini koruyor. Bakalım ileri ki günlerde neler olacak hep birlikte izleyeceğiz.
Hackerların bize gönderdikleri Twitter adresleri üzerinden paylaştığı link aşağıdadır.
http://pastebin.com/FKDxmNcM

Güncelleme : An itibari ile şikayetlerden dolayı Pastebin bilgileri kaldırmışa benziyor.
Hacker grubunun Twitter adresi @anti_redhack ise hesabın ismini değiştirmiş görünüyor.
Konu ile ilgili yeni bilgiler geldikçe ve bize yeni bilgiler ulaştırıldıkça sitemizden aktarmaya devam edeceğiz.

Bilgileri kaydederek bilgisayarında tutanlar için yasal uyarı!
Bu türden bilgileri bilgisayarınızda tutmak yasal açıdan sorun oluşturabilir bilgileri tamamen silmenizi öneririz.

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Redhack Neden Terör Örgütü İlan Edildi ? Pkk ile İlişkisi Ne ?

Elde ettiğimiz bir bilgiye göre Redhack terör örgütüyle bağı olduğu gerekçesiyle geçtiğimiz aylarda yakalanan 7 kişiden biri olan ve şuan cezaevinde bulunan Batman doğumlu Gökay D. nin 2000 li yıllarda Redhack grubunun yönetim kadrosuna üye olduğu ve bu grubun amacı doğrultusunda eylemler yaptığı belirlendi. Aynı zamanda PKK sempatizanı olduğu belirtilen Gökay D. nin PKK yı öven açıklamalarını da toplumdan gizlemediği öğrenildi.Geçtiğimiz günlerde Redhack dosyası ile ilgilenen savcılık, Redhack in dosyasının Terörle Mücadele kapsamında değerlendirilmesini istemişti.
Savcılığın bu kararı almasında , Redhack hakkında bir çok bilgiyi elinde tutan eski üyelerinden Gökay D. nin ve diğer tutuklanan kişilerin verdiği ifadelerin etkili olduğu öne sürülüyor.
Savcının aldığı karardan sonra dalga dalga yayılan Redhack Terörist Örgütü haberlerini bazı Redhack taraftarı basın yayın organları bilinçsiz bir şekilde alay konusu edinmiş ve Redhack Terör Örgütünü aklamaya çalışmışlardı. 97 den bu yana kredi kartı dolandırıcılığı dahil tüm pis işlere karışmış olan Redhack in çalıntı kredi kartları kullanılarak PKK taraftarı website isimleri satın alındığı ve bu siteler üzerinden propaganda yapıldığı ileri sürülüyor.
Önümüzdeki günlerde yakalanan üyeler ile ilgili de haberleri araştırmalarımız doğrultusunda yayınlayacağız.
PKK menfaatine çalışan Redhack Terör Örgütü nün son zamanlarda PKK ilişkisini gizlemek için maske olarak kullandığı sosyalist kimliğine büründüğü ve sözde halkın yanında gibi göstermeye çalıştığı eylemlerinin olduğunu çoğu kişi biliyor fakat Redhack teröristlerinin kirli geçmişi tüm olayları örtmeye yetmiyor.

Kınanmışız!..

Terörist Redhack ve bu teröristleri destekleyen , kısaltması ABD olan Alternatif Bilişim Derneği adında ki dandik bir dernek tarafından korku toplumu oluşturma bahanesiyle kınanmışız.
(Sözcükler bu derneği ne kadar ciddiye (!) aldığımızın göstergesi olarak özenle seçilmiştir.)
Yani kısaca ABD tarafından kınanmışız :D
Bu bizim için onurdur diyerek bazı Rusya yanlısı , PKK yandaşı gruplara benzemek yerine bu bizim için onur değil tamamiyle komik ve kâle alınmayacak kadar vahim bir açıklamadır diyoruz.
Kısacası "Bu isimde bir dernek adını duymayan arkadaşlar bakın böyle bir isimde de dernek var ha" mantığıyla sözde redhack gibi aşağılık , haysiyetsiz bir grup üzerinden prim yaparak adını duyuracak ve ileride ki plan ve projeleri için bulunmaz bir kitle çekme çabasına girecek.
Bu dernek, Redhack teröristlerinin ; masum , görevi halkına hizmet etmekten başka birşey olmayan vatandaşların kimlik bilgilerini yayınlamasını da son derece doğal görerek toplum yararına görülebilecek yanlarının olduğunu da savunuyor.

Yani demek istedikleri : "Evet tamam PKK bir terör örgütüdür fakat onlar sayesinde askerimiz de sürekli yetişiyor , şehit versekte askerlerimiz sürekli hareket halindeler eğitiliyorlar... Bu toplum yararına bişeydir"

Bu vahim açıklamadan sonra bir de ortada söz konusu olan, zavallı küçük , minicik , toplum yararına elle gösterilecek icraati bile olmayan bu dandik derneği kaynak göstererek bu derneğin haberini yaymaya çalışan terörist PKK yandaşı Redhack var.
O kadar alçalmışlar , o kadar küçülmüşler , teröristlik damgası o kadar ağırlarına gitmiş ki terörist olarak gösterilme nedenlerini bile korku toplumu yaratma bahanesi adı altında hala kendilerinin reklamını yapmaya uğraşıyorlar. Bu ülkenin savcısı sizin terörle bağınızı çözmüşse , bekleyin vatandaşın tümünün de görmesi yakındır!
Ama vatandaş artık gerçekten uyanıyor , sizin ne olduğunuz ne yapmaya çalıştığınız herşey gözler önüne seriliyor!..
97 den bu yana masum kalmayan Redhackin , nasıl hamurunun toplum önünde değiştirilmeye çalışıldığını, tüm kirli tarafını , terör örgütüyle ilişkisini , bilişim sektöründe uzun yıllardır işin içerisinde bulunan tüm kişilerin bildiği gibi tüm herkes te bilecek!..
Siz masumuz desenizde , PKK yı terör örgütü kabul etmeyen bir grup hiç bir zaman masum değildir!
Siz masumuz desenizde , Vatandaştan yanayız deyip vatandaşın bilgilerini ulu orta yayınlayan grup hiç bir zaman masum değildir!
Siz masumuz desenizde , Emniyet sitesinden aldığı bilgileri PKK nın haber sitesi olan ANF ye gönderen grup hiç bir zaman masum değildir!
Siz gibi aşağılık teröristleri masum gören dandik dernekler bilsin ki planlarınız tutmayacak!
Siz gibi aşağılık teröristleri haklı gören , teröristliğinizi basite alan haber siteleri bilsin ki güçleri sizi aklamaya yetmeyecek!
Siz gibi aşağılık teröristlerin gerçek yüzünü göremeyen vatandaş bilsin ki olay savcının gösterdiği çekiç & orak olayı değil yakında tüm herşey gün yüzüne çıkacak!
Redhack ! Siz gibi aşağılık teröristler bilsin ki devleti yıpratma planlarınız hiç bir zaman tutmayacak!
Sağcısıyla , Solcusuyla , Türküyle , Kürdüyle , Lazıyla , Çerkeziyle, Hristiyanıyla , Müslümanıyla  , Yahudisiyle , Dinsiziyle bu devlet ilelebet payidar kalacaktır!..

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Redhack Destekçisi Yazarların Kimlik Bilgileri İfşa Oluyor!..

Sitemizin takipçisi bir Hacker grubunun bize ilettiği bir yorumunda oldukça iddialı bir çıkış yaptıklarını gördük. Belirtilen yorumda , Redhack e destek veren yazarların bir çok kişisel özel bilgisinin
ifade özgürlüğü adı altında internette yayınlanacağı ve bu bilgiler arasında çok özel bilgiler olacağı
ifade ediliyor. İşte ifade özgürlüğü adı altında Hacker grubunun ilk etapta yayınlayacağı bazı bilgiler :

- Üzerlerinden kredi kartı çıkartılabilecek kadar , akrabaları dahil tüm TC Numaraları ve Kimlik Bilgileri
- Ev Adresleri
- Kişisel Telefonları
- Mal varlıkları

Bu bilgilerin yayınlanmasının hukuka aykırı olduğunu söylediğimizde ve  yakalanmaktan korkmuyor musunuz sorusunu yönelttiğimizde bize verdikleri cevap ise şu;
"Biz bu bilgilerin tamamını devlet kurumlarında çalışan bazı personellerin bilgileri ifşa olduğu için ve onlar hedef konumuna getirildiğinde neler hissettiklerini göstermek için yayınlayacağız. Biz yakalanmaktan korkmuyoruz.
Redhack grubu bu tür bilgileri paylaşırken nasıl yakalanmıyorsa aynı şekilde titizliği biz de göstereceğiz. Zaten bu tür bilgileri elde eden birileri olarak bu tür şeylerde önlemlerimizi aldığımızı ve çekinmediğimizi anlamanız lazım. İlk etapta bu kadar bilgi yayınlayacağız. Daha fazlasının elimizde olduğunu söylememize gerek dahi kalmayacak. Popüler olma gibi bir amacımız yok , o yüzden takma isim dahi hiç bir şekilde ismimizi açıklamayacağız. Devlet görevlilerinin bilgilerini yayınlamayı ifade özgürlüğü olarak gören herkes bizim bu saldırımızdan nasibini alacak.
İlk hedefimiz şu an için analiz ettiğimiz bazı yazarlar olacak. Bizi bekleyin!"
Bilgileri hangi site üzerinden yayınlayacakları sorumuza bizi bekleyin cevabını veren hackerlar oldukça iddialı gözüküyor. Bunların sonuçlarını da ileri ki günlerde göreceğiz.
Muhtemel ortaya çıkan bilgileri de birebir sitemiz üzerinden açıklamasakta başka bir adres üzerinden linkini blogumuzda paylaşmayı kendi blog kriterlerimize uygun göreceğiz.

5 Temmuz 2012 Perşembe

Redhack Terör Örgütüne Destek Veren Yazar ve Kişilerin Çelişkileri

04.07.2012 tarihinde, saat 19:30'da NTV Radyo "İnternetler"
programında PKK yanlısı Terör Örgütü RedHack ve
Twitter hesaplarının kapatılması hakkında bir röportaj
verildi. Bu röportajda konuşmacı olarak yer alan Gökhan Ahi ve
Redhack yanlısı haberlerle ön planda olan ve kendisini adeta
Redhack ile ilgili haberlere adayan taraflı blog yazarı Özgür Uçkan 
çelişkilerle dolu açıklamalarda bulundu.
Yalan yanlış bilgilerle programa konuk edilen bu kişilerin 
açıklamalarını irdeleyeceğiz.

Redhack grubunun eylemlerinin ifade özgürlüğü üzerine kurgulandığını
iddia eden Gökhan Ahi hesaplarının da kapatılmasını ifade özgürlüğüne
karşı olarak yorumluyor. Fakat Gökhan Ahi nin burada hesaba katmadığı
bir şey var. Şuana kadar hesapları üzerinden istedikleri gibi at 
koşturup , devletin takmadığı bu gruba karşı daha önce hesaplarının
kapatılması için bir başvuru söz konusu değil.
Başka kişilerin bilgilerini ifşa eden bir yapıya kavuşmalarının
ardından hesaplarına müdahale geliyor. Yani düşüncelerini özgürce
Twitterın arkasına gizlenerek söyleyen bu grubun hesabı başkalarının
kişisel bilgilerine saldırması ve yayınlamasının ardından
müdahale edilir bir duruma geliyor.
Redhackin bu tür eylemlerine arka çıkılması
demek kişisel verilere saldırılmasına ve yayınlamasına da arka çıkmak
anlamına geliyor. Burada ifade özgürlüğünü bahane ederek savunan
bu kişilerin gözlerinin kör olduğunu söylemek
yanlış bir ifade olmayacaktır.
Ortada ifade yerine başkalarının haklarına saldırı vardır.
Yani siz dış işleri bakanlığını hackledikten sonra bunun haberini
yaparsanız ve bunun hakkında yorum yaparsanız bu ifade özgürlüğüne
pekala girebilir. 
Fakat buradan elde edilen bilgileri internet ortamına sızdıran
grubun aracı, kullandığı bir malzeme haline gelirseniz burada 
ifade özgürlüğünden çok kasıt vardır.
Kişisel verilerin mahremiyetine saygı göstermeyen , 
o kişilerin bilgilerini internet
ortamına dökerek hedef konumuna getiren bir terör örgütünün
neye hizmet ettiğini bile bilmeden öven bu kişiler karşılığını
Türk Halkı tarafından mutlaka ama mutlaka alacaklardır.
Bilinçsiz bir şekilde konuşmacı olarak yer alan Özgür Uçkan 
Twitter üzerinden servis edilen başka bir sitede 
bulunan illegal bilgilerin Twitter'ın sorumluluğunda
olmadığını iddia etmesi aslında bu konuda çokta fazla bir şey
bilmediğinin kanıtı niteliğindedir.
Uluslar arası kurallara göre,
illegal bir dosyaya erişim sağlayan bir site,
dolaylı veya dolaysız yoldan hangi şekilde olursa olsun 
o dosyaya erişim sağlamada aracılık ediyor ise resmi normlar 
çerçevesinde o dosyaya olan erişimin kesilmesi adına 
kendi üzerine düşen görevi yapmak zorundadır.
Devletin sistemlerinin güvenlik testlerinden ve yapılandırılmasından 
geçmesi su götürmez bir gerçek... Fakat burada bu tür kurumlara
saldıran Redhack gibi terör örgütlerinin propagandasını
yapan grupların reklamının Türkiye içerisinde 
yapmak ifade özgürlüğünden çok birlik ve beraberliği yıkmaya
çalışan terör örgütüne hizmet ediyor.
Bunlar gibi kişiler için kullanılan güzel bir deyim vardır;
Müslüman mahallesinde salyangoz satmak...

Redhack Terör Örgütü ile Birlikte Destekçileri de Teröre Verdiği Destekten Dolayı Yargılanabilir

Pek çok kamu kurumundan sonra son olarak önceki gün Dışişleri Bakanlığı’nın web sitesine saldıran ve masum kişilerin kişisel kimlik bilgilerini yayınlayıp - karşı olduğu hükümet yerine - bilgilerini yayınladığı kişilerin zarar görmesine yol açan sözde halk için hack yaptığını söyleyen ama yaptıklarıyla söyledikleri sürekli çelişen Redhack isimli gruba yönelik yürütülen soruşturmada kritik bir noktaya gelindi.

Soruşturmayı geniş kapsamlı yürüten savcılık Redhack’in terör örgütü kapsamına alınması için çalışma başlattı. Savcılık, grubun Marksist-Leninist unsurlar barından bir manifestosu ve orak çekiçten oluştan bir logosunun bulunduğuna vurgu yapan bir rapor hazırlayarak Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gönderdi.Savcılık, Terörle Mücadele uzmanlarından Redhack’in terör örgütü kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yönünde görüş istedi.

PKK nın sanal alemde devlet sitelerine saldıran kolu olan bazı korsanlarla bir çok benzerlik gösteren Redhack in dosyası Terörle Mücadele kapsamına girerse bu grubun yaptıklarını , Twitter gibi sosyal alanlarda destekleyenler de dahil olmak üzere grubun haberini yapan haber siteleri de Terörle Mücadele Kapsamında değerlendirmeye alınarak Terör Örgütünü Övme ve Propagandasını Yapma suçlarından hüküm giyebilecek.
Hatırlarsanız daha önce de Ankara Emniyet Müdürlüğü ' ne saldıran bu grup , Emniyet Müdürlüğüne Terör Örgütünden olan kişileri şikayet eden muhbirlerin iletişim formundan gönderdikleri kimlik bilgilerini ifşa ederek şikayetçileri hedef konumuna getirmişti. Redhack in bu bilgileri asıl yayınlama nedenlerinin ise PKK nın eylemlerini meşru görerek , onlara psikolojik destek vermek , onları şikayet edenlerin ise cezalandırılmasını istediklerini belirten uzmanlar ; Redhack in , Terör Örgütüne hizmet ettiğini açık bir şekilde ifade ederek bu kararın alınmasının doğru olacağını savunmuşlardı.
Devlet sitelerine saldıran bu tür terör yanlısı gruplara desteğinizi iletmeden önce 2 kere düşünmekte fayda var.

Kaynak :
http://www.teknolojioku.com/haber/guncel/redhack-destekcilerine-yargi-sureci-basliyor.html
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1093352&CategoryID=77


Kişisel yorum : Tabi Redhack gibi terörist bir grubun tuzu kuru olduğu için bunlar yüzünden tutuklananları savunmak için hiçbir şey yapamayacağı bir gerçek.
Şu ana kadar da bu hep böyle oldu. Bunlarla bağlantısı olan diğer kişiler için ne yapabildi ?

En fazla yapabilecekleri birkaç devlet sitesine saldırmak olur o kadar...

3 Temmuz 2012 Salı

Redhack Msn leri Hacklendi. Hacklenen Redhack in Kişi Listesi

AKINCILAR vs REDHACK
Redhackin msn adresleri hacklendi.

Cyber-Warrior adlı Güvenlik Platformu timinden AKINCILAR tarafından yapılan saldırı sonrasında mail adresleri hack edildiği bildirildi.

AKINCILAR Hacker grubunun sitesinde yayınlanan bilgiler:


Video:




Resim linkleri:http://i1124.photobucket.com/albums/l565/Edius/redhack1.jpg

http://i1124.photobucket.com/albums/l565/Edius/Adsz3.png

http://i1124.photobucket.com/albums/l565/Edius/Adsz4.png

http://i1124.photobucket.com/albums/l565/Edius/Adsz5.png

http://imagesturk.net/images//YlcvW.png

http://imagesturk.net/images//A4xwn.png




Kişi Listeleri:
http://pastebin.com/YJDzmNcD


Bu olaydan sonra Redhack grubu her zaman ki gibi yalanlama yoluna gitti :)
Kişi listelerindekilere dikkat ederseniz bu grubun siyasi yapısı ve PKK , DHKP/C , MLKP gibi terörist gruplarla ilişkisi hakkında önemli bulgular kafanızda belirecektir.
hakki.soydan@dtp.org.tr
insankaynaklari@dtp.org.tr
PKK nın sanal gerillalarımız dediği Coldhacker üyeleri ve daha bir çok yasadışı illegal bağlantılar...
Şunu da belirtelim ki
Bu grup 24 Ekim 2008 'de verdiği bir röportajda DTP 'ye yapılan sözde baskıların öcü olarak Ulusalcı ve Milliyetçi sayfalara misilleme yapacağını duyurmuştu.
Kendi sitelerinde yer alan ve yalanlayamayacakları belgenin linki:
http://web.archive.org/web/20081217064219/http://kizilhack.org/redhackbasinda

İlgili Esmer Bilgi internet gazetesi röportajı:
http://web.archive.org/web/20081109093257/http://www.esmerbilgi.com/guncel-Yasam/469-RedHack-DTP-sitesinin-ocunu-aldi_.html

Aşağıdan tüm kişi listesini görebilirsiniz



Ekleme:
Redhack üyesi Kızıl Can Yıldız tarafından yayınlanan ve elimize geçen bir belge ile hacklenen msn adresinin Redhackin msn adresi olduğu resmi bir şekilde teyit edilmiş oldu. Belgenin tarihi 07.03.2012 olarak gözüküyor.
Redhackin msn adreslerinin hacklenmesi ise bu belgeden sonra yani 20.04.2012 'de gerçekleşti.
Resmi polis tutanağı olan bu belgede geçen mail ve kişilerin Redhackin msn adreslerinde kayıtlı kişiler olması göze çarpıyor. Bu da Ankara Emniyetinin Redhack üyesi olmak suçundan tutukladığı birçok kişinin doğru kişiler olduğunu büyük oranda teyit ediyor. Fakat kamuoyuna bu kişilerin tamamının masum ve suçsuz kişiler olduğu gösterilmeye çalışılmış, bilgisayar bilgisi olmayan kişiler olarak lanse edilmişti. Redhack'in websitesi Redhackin geride kalan üyelerinin hacklenme ve yakalanma korkusundan tekrar açılamadığı gibi, Twitter adresleri de sadece Fransa'da yaşayan liderleri tarafından yönetilmeye devam etmişti.

İşte o belge :